Huzur bize haram!
Adam gibi bir tedrisatın olmadığı benim ‘yalnız ve güzel’ ülkemde yetişen gençliği düşündüm. Okumamış, okutulmamış ailelerin, babadan görme usüllerle büyüttükleri cahil gençliği. Dini baskılarla kadın-erkek ilişkisinden uzaklaştırılmış ve ‘cinsel dürtüleri’ bastırılmış, cinselliği çağdaş ve medeni bir ölçüde yaşamamış bugünün genç neslini düşündüm.
Barış, dostluk ve Yunan Basını!
Söz konusu üst düzey yöneticiler, sürekli olarak Türk düşmanlığı yapacak malzeme ararlar. Siyasi, askeri ya da diplomatik her hangi bir olumsuzluğu ya da aynı anlam taşıyabilecek bir haberi dejenere ederek sayfalarına aktarırlar.
Yarasa insanlar !
Kimi zaman tezgahta kalan çürük ezik meyve sebzeleri üçte bir fiyatına satın alıyorlar, kimi zaman da dökülenleri topluyorlar. İkinci durakları ise taze ekmek alamadıkları için bayatlayan ürünleri yarı fiyatına satan fırınlar.
Kurt büzüğü mü?
Doğadaki bütün canlılar gibi, küresel ısınmadan dolayı onların da nesli tükeniyor. Ya vurdukları dişi kurt hamileyse? Bu insanların hiç mi vicdanı sızlamıyor? Hadi bu cahil, cühela takımını, ortalıkta entelektüel olarak dolanan o zavallıları geçtim, avcılara ne demeli? Hiç mi içlerinde biri, “Ya kardeşim siz ne yapıyorsunuz, doğanın düzenini bozuyorsunuz? Bu dişi kurtları avlarsanız, bunlar nasıl üreyecek, çoğalacak?” demiyor mu?
Elveda diyemezsin!
Olumsuz yanlarımız ise büyütüldü, bunlar manşet oldu. Aslında bizim gibi geniş bir oluşumun içinde tek-tük yanlışlığın olması çok normaldi. Ama endüstriyel futbol bizi sevmedi, istemedi.
Herkes eşcinsel olmalıdır!
Bu nedenle bu ülkede düşünen herkes bir an için eşcinsel olmalıdır, kürt olmalıdır, başörtüsü takmalıdır, ermeni olmalıdır, alevi olmalıdır, ateist olmalıdır. Olduğunu düşünmelidir. Olduğundan nefret etse bile. Onların sorunlarını kendi sorunu addetmelidir. Çünkü demokrasiye de ancak böyle tahammül edebiliriz.
Hocası da, oyuncusu da olmayan şampiyon!
Galatasaray gençlerle ve birliktelik ile kazanırken ayakta alkışlandı. Sezon başlarında kulüp başkanlarına milyon dolarları bulan fiyatları ile oyuncu aldıran Teknik direktörler başarısızlığın hesabını ödemekten kaçarken suçlu olarak ya hakemler ya da alınan cezaları öne sürmeleride araştırılacak ayrı bir konu.
Gazetecilik eski günlerine dönüyor!
Son bomba, bir haber kanalında program yapan ünlü bir isimden bahsedeyim. Yakın tarihte internette bir yerlerde hakkında bazı bilgiler yazılmış genç bir programcı. Sanıyorum elden ele bu genç çocuğun bazı görüntüleri dolaşıyormuş.
Tabiatın savunması başladı!
Ülkemiz, Kene’lerin yaşamaları için coğrafi açıdan oldukça uygun bir yapıya sahiptir. Türlere göre değişmekle beraber Kene’lerin, küçük kemiricilerden, yaban hayvanlarından evcil memeli hayvanlara ve kuşlara kadar geniş bir konakçı spektrumları mevcuttur.
Vergi Ayı Mart !
Yine uzun bir aradan sonra, bu hafta size uzun bir yazı hazırladım. Malum Mart ayı, vergi ayı. O yüzden ayrıntılı ve sizler için önemli olabilecek bilgiler var yazımda. Ayrıca önceki yazılarımdan ‘Kira Gelirleri Beyanı’ başlıklı yazıma gelen bazı soruları da yanıtlamaya çalıştım. Umarım yardımcı olmuşumdur;
Derin bir soluk…
Bir yandan Dünya’nın dört bir yanından gelen rüzgarlardan nasibini almış, fazlasıyla memleketim havasında yer edinmişti. Hüzünlü olan kısmı ise bu kadar kısa ömrü süresince bu kadar pisliğe bulaşabilmesiydi.
MEDYA ÇOK DEĞİŞMİŞ!
Şimdi gelelim Çapa Tıp Fakültesi hastanesinde yaşadığım iki insan arasındaki düşünce farkına. İki gün önce Çapa Tıp Fakültesi Hastanaesi Onkoji servisine gittim. Gitme nedenim oradaki dr’ların benim ürünümle ilgili bilgilenmeleri adına şapkanın posterlerini dağıtmak ve hocalarıma tanıtmak istedim.













