
www.sennurzorer.com
Herkes eşcinsel olmalıdır!
Birey yaşadığı toplumsal yapı içinde bazı sorunlarla karşılaşabiliyor çoğunluktan farklıysa veya diğer bir değişle “muktedir” anlayışa ters özellikleri varsa.
Türkiye de Kürt, Ermeni veya Alevi olmak nasıl bazı “ahval ve şeriat” altında sorun olabiliyorsa Avrupa’da göçmen olmak da sorun olabiliyor, ya da İran’da başı açık olmak sorun olurken, Güney Afrika’da ve ABD’de zenci olmak sorun oluyor.
Kadın olmak sorun her ülkede farklı boyut ve şekillerde ve tabii eşcinsel olmakta. Hem kürt, hem alevi, hem kadın olmak nasıl bir sorundur düşündük mü? Zenci ve aynı zamanda eşcinsel bir kişi nasıl sorunlarla karşılaşır toplumsal hayata katıldığı noktalarda örneğin ABD de yaşadığı yer eğer San Francisco Castro Mahallesi değilse?
Bu tür sorunlar karşısında nasıl bir bireysel davranış geliştirir insanoğlu veya kızı? Toplumsal ve kişisel bilinç davranış şeklini belirler. Toplumsal bilinci şekillendiren içinde yaşanılan ülke, gelenekler, ahlaki değerler, din, ekonomik durum, eğitim, tarihtir ve ona göre tepki verilir.
Kürtleri yok sayan, Aleviyi yok sayan, kadını adam yerine koyma geleneği olmayan bir ülkede yaşayan pek çok kişi için bu sorunlar sorun bile değildir. Yoktur böyle bir sorun, yoktur böyle birileri onlar için. Varsalar da göz önünde olmamalılar, kendi sınırlarının dışına çıkıp onların rahatlarını bozmalılar. Talepte bulunmak mı hele haşa!
Kadınsan kadınlığını bil otur evinde, çocuk doğur 3 ve hatta daha fazla , ört başını, arkamdan gel, aile figürümü oluştur, bak ne mutluyuz ve ne muhafazakarız. İşte al sana Çankaya’ya bile çıktın postmodern türbanın ve kasaba şıklığınla. Ama ortaya çıkıp iktidarıma ortak olma.
Eşcinselsen seni kullanırım işime yaradığın noktalarda, gizli kapaklı en muhafazakâr evlerde, mahallelerde, taciz ederim 8 yaşından itibaren ve hatta sonrada öldürür atarım bir köşeye. Ama ortaya çıkıp söyleme sakın eşcinselliğini, hak talep etme.
Ermeniysen var işte bazı hakların idare et onlarla ama örneğin orduda görev alamazsın, meclise giremezsin.
Ateistsen bu ülkede yakılmak istersen yakılamazsın, git nerde istersen yaktır kendini öldükten sonra, burada ölürsen ben ne yapar eder senin cenaze namazını kılarım yoksa ona göre.
Kürtsen tamam, kabul ettik zaten birazcık da olsun Kürt olduğunu. Ama bak haksızlık yapıyorsunuz, biz sizin müziğinizi, dansınızı, yemeğinizi severiz. Bir sürü Kürt milletvekili var ve oldu da bu ülkenin meclisinde. Ee daha ne istiyorsunuz? Kürt aşiret ve tarikat ağalarıyla biz işimizi görüyoruz, tıkırında her şey. Sen fabrikayı, tarlayı, işi, okulu, kitabı, spor tesisini, tiyatroyu ve parayı ne yapacaksın o güneydoğu illerinde zaten. Çoğal orda, oy ver sadece biz ver dedikçe.
Ah birde şu ayrılıkçılara alet olmasa sizin şu gençleriniz, dağa çıkmasa.
Kürte, ermeniye, kadına, eşcinsele, aleviye, ateiste, başörtüsüne, sakala, sosyaliste, milliyetçisine ve ulusalcısına “tahammül etmek” “hoşgörü” göstermek ve bunu yasal koruma içine almak zorunda bu insan, bu toplum ve devlet ve hukuk.
Sadece hoşgörü değil tabii tüm evrensel temel hak ve özgürlükleri bizim gibi olmayan herkes için konuşmalı ve talep etmeli, samimiyse demokrasiden yana olanlar.
Kişisel olarak bizden farklıdan hiç hoşlanmayabiliriz, hiç onaylamayabiliriz ve hatta açıkça hiç sevmeyebiliriz, nefret bile edebiliriz ama tahammül etmek zorundayız. Aynı şeyi onun yapması şartıyla. Tahammül sınırlarımızı bugün olduğu gibi yükseltmek değil aksine çekebildiğimiz en alt sınıra çekmeliyiz karşılıklı. Bunun hukuksal ve devletsel ortamı sağlanmalı yasalarla.
Bizim tahammül etmemiz kadar bize tahammül edilmesidir bir açıdan gerçek demokrasi. Yoksa çoğunluğun iktidar olması değil görüldüğü gibi.
Bu nedenle bu ülkede düşünen herkes bir an için eşcinsel olmalıdır, kürt olmalıdır, başörtüsü takmalıdır, ermeni olmalıdır, alevi olmalıdır, ateist olmalıdır. Olduğunu düşünmelidir. Olduğundan nefret etse bile. Onların sorunlarını kendi sorunu addetmelidir. Çünkü demokrasiye de ancak böyle tahammül edebiliriz.
Hadi çekelim sınırlarımızı kurgulandığımızdan daha alta. Var mısınız bir an için eşcinsel olmaya?
Aydınlık günler bizlerle olsun.
Yazarımızın daha önceki yazılarını okumak için tıklayınız:

