
Kadir’s Tree Houses Ağaç Evleri
Kadir’s Tree Houses Ağaç evleri, jugle kamp ile yörük obası kırması orjinal ve espirili bir yer. Tekirova’nın Olympos mevkiinde kurulu bulunan tesis, macera ruhunu henüz yitirmemiş gezginler için ideal bir mekan. Torosların ayağında, harikulade güzel doğa içinde, dere kenarında, çam ağaçları üzerine kondurulmuş bir dizi derme çatma ahşap ev. Uluslararası Backpacking camiasında müthiş popüler olan Kadir’s Yörük Tree Houses Ağaç evleri, geçen yıl o kesimin gözde dergilerinden TNT’de yeryüzünün en iyi hosteli seçildi. Tesiste atmosfer sıcak ve candan, yemekler ucuz ve kaliteli. Denize Olympos haraberleri içinden 2 km yürüyerek veya ücretsiz servisten yararlanılarak ulaşılıyor. 20 yıl önce bir kaç evle yapımına başlanan Kadir’s Yörük Tree Houses Ağaç evleri, bugun 300 kişiye hizmet verebilen, 100 bungalow, 15 kabin ve 10 dorm odadan oluşan bir komplex olarak karşınızda. “Burası herkesin eşit olduğu, kimsenin kimseyi rahatsız etmediği, dünya insanlarının toplandığı, barışın, dostluğun, kardeşliğin ve sevginin yaşandığı bir kamp” Kadir Kaya 20 yıl önce bu bölgeye ilk kez geldiğinde elektrik bile yokmuş. Tabiri caizse Robinson Crusoe hayatı yaşmaya başlamış. İlk 7-8 sene güçlükler çekmiş ancak bugünlere kadar getirmeyi başarabilmiş. Aslında tesis medeniyetten elbette nasibini almış. Küçük bir internet kafesi ve minik bir de kütüphanesi bulunuyor. Sabah kahvaltısında 5 çeşit alternatif sunan Kadir’s, akşam yemeğinde ise vejetaryen ağırlıklı bir mönü sunuyor. Et ürünlerinin de bulunduğu restoranda taze deniz mahsulleri uygun fiyatlara yenebiliyor. Yemekle ilgili bir başka özellik ise konukların boşalan tabaklarını tekrar tekrar doldurabilmeleri. BBC televizyonu burada “Sırt Çantalıların İpekyolu Belgeseli” adıyla iki kez çekim yapmış. Discovery Channel’da da Türkiye’nin tanıtımının yapıldığı bir saatlik bir programda gösterilmiş. Hatta “Odyssey” filmi de burada çekilmiş ve filmin anısına kampın girişine filmde kullanılan kocaman bir öküz maketi konulmuş. Hatta ismini buradan almış Öküz Bar yörenin tek barı… Tahta evlerin kurucusu, dünyanın dört bir yanından gelmiş sırt çantalılara hizmet veren Kadir Kaya, buradaki yaşamı Birleşmiş Milletler kampına benzetiyor ve ekliyor: “Burası herkesin eşit olduğu, kimsenin kimseyi rahatsız etmediği, dünya insanlarının toplandığı, barışın, dostluğun, kardeşliğin ve sevginin yaşandığı bir kamp…” diyor.
Olympos / ANTALYA
ASSOS
Gezimizi Önce Assos’a, daha sonra da aynı kıyıda bir başka koyda yer alan Sokakağzı sahiline yapıyoruz. Assos’un, M.Ö. 10. yüzyılda Lesbos’daki (Midilli) Metymna halkı tarafından kurulduğu kabul ediliyor. Troas bölgesinin güçlü ve zengin şehri Assos, M.Ö. 560 yılında önce Lidya, sonra da Persler’in egemenliğine girmiş. Pers valilerince yönetilenkent, daha sonra Hermias’ın eline geçmiş. Bu dönemde Platon’un öğrencisi olan Hermias, öğrenim arkadaşı olan Aristoteles’i kente davet etmiş. Aristoteles, M.Ö. 348-345 yılları arasında Assos’ta kalarak ilk felsefe okulunu kurmuş. Büyük İskender’in Asya seferinde bağımsızlığına kavuşan şehir, onun ölümünden sonra Pergamon Krallığı’na geçmiş. Kent M.Ö. 331 yılında Büyük Roma İmparatorluğu’na geçse de, parçalanma sırasında Bizans’ın payına düşerek piskoposluk merkezi olmuş. 1. Murat zamanında Osmanlı topraklarına katılan Assos, Haçlı seferleri sırasında büyük zarar görmüş. Assos, Çanakkale-İzmir yolu üzerinde bulunduğu için, Ege ve Marmara’dan gelen konukları ağırlıyor. Temiz havası, denizi, tarihi, huzurlu, sessiz ortamı ve deniz ürünlerinin yanısıra; Assos turistik tesisleriyle de konuklarına elverişli bir tatil ortamı sunuyor.
Assos / ÇANAKKALE
Abant…
Denizden 1328 metre yükseklikte, çevresi çam ormanlarıyla kaplı bir tatlısu gölü. Tertemiz havası, doğal güzelliğiyle büyük kentlerin kargaşasından alabildiğine uzak, gönlünüzce soluklanabileceğiniz bir cennet. Ünü tüm Türkiye’ye hatta yurtdışına bile yayılmış olan ve dört mevsimde dört ayrı doğa güzelliği sergileyen Abant Gölü yeşilin üstüne beyazlarını giymeden önce sararan yaprakların gölgesinde sonbaharı bir başka yaşıyor. Kışkırtıcı güzelliğiyle doğasever gezginleri etkisi altına alıp, kendine hayran bırakıyor. Her yanı ormanlarla kaplı. Hoş kokularıyla çam, köknar, kayın ağaçları çoğunlukta. 6.5 kilometre tutan göl çevresinde tur atmanın keyfi ise bambaşka. Kıyıları nilüfer çiçekleri ile kaplı yer yer sazlıklarla çevrili göl’ün konukları temiz dağ havasını soluyarak huzurlu yürüyüşler yapabiliyor, arzu edenler çevresini bisikletle turluyorlar. Gölün büyük bölümünde kiralık atlarla dolaşma veya faytonlarla nal sesleri eşliğinde gezilere çıkma, ters ışıklarda fotoğraf çekmek, gibi zevkler de bulunuyor. Her noktasından, her açıdan başka türlü görünen gölün en güzel ve tamamını görebilme zevki ise Mudurnu yolu başlangıcındaki tepede yaşanıyor. Lezzetli alabalıkların bulunduğu ve olta balıkçılığı zevkinin dört dörtlük tadıldığı Abant Göl çevresi, bitki ve hayvan türleri açısından oldukça zengin. Kuşlar, sincaplar, su samurları bir yana, bölgede bir de geyik üretme çiftliği bulunuyor. Çevrede dolaşmanın, koşu yapmanın sonrasında ailece kendin pişir kendin ye tarzı ağaç masalarda, toprağa basarak açık hava piknikleri yapmanın tadına ise doyum olmuyor. Göl yüzeyinin kış mevsiminde donmadığı zamanlarda gölde su bisikleti ve sandalla gezme olanağı da bulunuyor. Kışın atların çektiği kızaklarla göl turu yapılırken, yılın her ayında kır gazinolarında, kafelerde kahve veya çay içip dinlenebiliyor ya da yemek ihtiyacı karşılanabiliyor. Göl alanı yolu boyunca ve girişte yöre sakinleri kurdukları tezgahlarda, yörenin kendine özgü tarhana, erişte, yağlı peynir, tereyağı, çam balı ve çeşitli meyveler gibi köy ürünlerini satıyorlar. Bunlara dağ havasının ayrılmaz parçası sucuk-ekmek satıcıları da ekleniyor. Bir çoğu Mudurnu köylerinden gelerek getirdikleri özellikle cevizler, kestaneler, patatesler, kuşburnu ve alıç isimli kolye misali ipe dizili dağ yemişleri alıcı buluyor. Abant Otel işletmecileri, 35 yıldır doğanın bekçiliğini yaptıklarını, müşterilerine konforlu bir dağ oteli hizmeti verdiklerini belirtiyorlar. Otellerde yüzme havuzu, sauna, çocuklar ve büyükler için oyun salonları, barlar, restorantlar, TV odaları, spor üniteleri bulunuyor. Abant, kongre turizmine ve spor takımlarına da kamp için hizmet veriyor.
Abant / BOLU
Arşiv bilgi ve görseller sihirlitur.com Haluk Özözlü

