Başöğretmen…
Tarih: 12 Şubat, 2010 • Kategori: POSTACI“İlim ve öğretiden yararlanmasını bilen toplumlar her zaman refah içinde yaşarlar”
Boşuna dememiş atalarımız. Öğretmeni de baş tacı yapmış… “Bana bir kelime öğretenin bin yıl kölesi olurum” demiş.
Şimdi gelinen noktaya bakalım. İlmi çok gerilerde bıraktık. Öğretiyi ise televizyon dizelerinde arar olduk. Dizilere sıkıştırılmış üç beş kelimeyi ezberleyip her konudan ahkâm kesenlerin sayısı giderek artıyor. Hatta Kurtlar Vadisini izleyip ülkenin problemlerini çözdüğünü zannedenler bu senaryo bilgileri ile yorum bile yapar oldu. Yeni moda ise dizilerde ak saklı dedeler. Dostluğu, kardeşliği dizi replikleri ile öğrenmeye başladılar.
Okumayı unuttuk. Kitapları bir kenara ittik. Çağımızın bilgi bankası dizüstü bilgisayarı bıraktık dizilere bakar olduk. Üniversite yalan oldu öğrenimi dizilerde yapar olduk.
Türkçe unutuldu. Lügat değişti. Konuşma bozuldu. Argolu cilalı sözler ağızlarda mana buldu.
Bilgide doğru yanlış karıştı. Kısaca eskiden övünürlerdi babalarımız. Biz hayatı sokakta öğrendik. Şimdi hayatın nabzı televizyonlarda atar oldu. Hepimiz televizyon çocuğu olup çıktık.
Başöğretmen Televizyon oldu.
- Çocuklar bugünkü dersimiz tarih. Aç kızım kurtlar vadisi. Konu ülke nasıl bölündü.
- Çocuğum dersi kaçırdıysan tekrarı var.
- Dersimiz sosyal bilgiler. Aile kavramını işleyeceğiz. Konu aldatma. Açın bakalım kanal D dizi Aşkı-Memnu.
- İki kere iki kaç eder.
- Bimemmm. Daha dizisi çekilmedi ama hocam…
Hadi hayırlısı. “Bana bir kelime öğretenin bin yıl kölesi olurum” diyen bu halk öğretmeni dışladı.
Şimdi televizyonu başköşeye koydu.
Okullar açıldı. Binlerce öğretmen atama olmadığı için öğrencisiyle buluşamadı. Yetişmiş öğretmenler iş bekliyor.

