09 Eylül 2010 / 09:07

Seks bağımlılığı üzerine…

Tarih: 30 Ocak, 2010 • Kategori: Kategorilenmemiş, POSTACI

Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kültekin Öger çağımızın hastalığı “Seks bağımlılığını” anlatmış. Seks bağımlılığında kadınların, erkekleri geçtiğini ifade ederek, hastalığın belirtilerini sıralamış. 

Kendisine zarar verdiğini bildiği halde seks yapmaya devam ediyorsa, kafasında sadece seks yapma fikri varsa, sırf bu yüzden işe gidemiyorsa bağımlı sayılıyormuş. 

Tüm bağımlıların bir savunması vardır. “Ben bu yola düşmek istemedim ama beni düşürdüler“ diye isyan eder ve kimi arkadaşlarını, kimi ailesini suçlar. 

Şimdi de seks bağımlısı olmuşuz.

Neden? 

Bu ülkede iş yok. Bütün gün evde otur.

Kahveye çıksan ne olacak, sigara yasağı var.  Çay ocakta. 

E ne yapacağız? 

Biraz düşünüp biraz itiraz ettin mi?

Ya çetesin, ya ülkeyi bölmek isteyen bölücü.

Ya da düşünce suçlusu. 

O zaman ne düşüneceğiz? 

Zararlı katkılar barındırmayan ürünler, pahalı olunca, mecburen hormonlu yiyecekleri alıyoruz. Sağlığımıza zarar verse de hormonlarımıza yarıyor. 

Azınca ne yaparız? 

Komşuluk öldü. Akrabaları tanımaz hale geldik. Sosyal faaliyetimiz yok, eğlence için ne tiyatro ne sinema… Tek eğlence Televizyon. Aşk-ı Memnu sahneleri aklımızı başımızdan alıyor. 

Aklımıza neyi sokuyor? 

Hava eksi 2 derece, bir iki gün kar yağıyor, bir saat yağmur, sonra sel… Yollar kapanınca halk evde hapis kalıyor. Mecburi tatil.

Ev sıcak, manzara güzel ortam romantik. 

E ne çağrıştırır? 

Başbakanımız her demecinde üç çocuk diyor.

“Başbakanımızın bir bildiği var “diyip

Ne yapıyoruz? 

Doktor bey biz seks bağımlısı olmak istemedik ama, bizi bu yola düşürenler utansın.

Ülke böyle giderse salgın olur vallahi…

Seks Bağımlılığı İN, domuz gribi OUT

İnternet haber sitelerine geçtiğimiz gün bir haber düştü. “Erkeklerin, kadın müşterilerine para karşılığında hizmet vereceği, ABD’nin ilk erkek genelevi, Nevada eyaletinin Las Vegas kentinde önümüzdeki aydan itibaren hizmete giriyor.” 

Olabilir, bu haberde de ne var demeyin. Bizim milletin bu haberin altına sıraladıkları yorumlar dikkatimi çekti. Onlarcası hep aynı soruya benzer mailler atmış. Burada çalışacak eleman aranıyor mu? Aranıyorsa ücreti ne kadar? İş için nereye müracaat etmek gerekir?

Biri de sormuş, bayilikler verilecek mi? Adam Türkiye’de erkek genelevi açmaya niyetli. 

Ekonomik krizin boyutlarının geldiği nokta galiba bu kadar iyi anlatılabilir. Erkeklerde bedenlerini satmak için hazır. “Ne iş olursa yaparım ağabeynin” son boyutu. “ Fahişe erkek”

Eh bir bu eksikti… 

Düşünsenize.

Polis operasyon yapmış. Sertifikasız erkeleri zührevi hastalıklar hastanesine götürüyor. Adam ağlayarak basın mensuplarına beyanat veriyor.

“A… Hırsızlık mı yapsaydım. Çocuğum için aç kalmamak için ben bu yolu seçtim. Utanmıyorum. Beni bu yola düşürenler utansın” 

İş yok. İşsizlik sayısı giderek artıyor. Yüzde 16 sınırına dayandı.  Açlık sınırında yaşayanların sayısı giderek artıyor. Meyve sebze hallerin çöplüklerine belediye bekçi dikmiş. ‘Bozulup atılan malları toplayan muhtaç durumdakiler zehirlenmesin’ diye. Çöpe atılan boya temizlik malzemeleri gibi kimyasal maddeler bu atılan sebze meyvelere karışıyormuş da ondan. 

Biz neyle uğraşıyoruz. Açılım…

Açılım için mecliste muhalefet, iktidara ne diye bağırdı…

“Aç, aç,  aç”…

Halk ne diye bağırıyor.

“ Aç, aç, aç”

Duyan var mı? 

Aç kardeşim aç, ülkemizde de erkek genelevi aç…

Bizi bu yola düşürenler utansın…

YAZI YAZIN

Not: E-Posta adresiniz görüntülenmeyecektir.