14 Mart 2010 / 12:34

Kaldığımız yerden devam…

Tarih: 30 Ocak, 2010 • Kategori: Elektrikli Posta

Merhaba…

Evet, yeniden merhaba…

elektrikliPOSTA’nın yayına başlamasından ve dahi 3 yıla yaklaşan biraz dinlenme süresinden sonra tekrar merhaba…

Şimdi kaldığımız yerden devam edelim.

elektrikliPOSTA’yı biliyorsunuz. “Nev-i Şahsına Münhasır” bir haber-yorum sitesi. Bugüne kadar neler yazdık, çizdik, neler söyledik ve nelere elektrik verdik takip edenler bilir. Bilmeyenlerde takip etmeye başlarsa, bu yeni yayın döneminde farkı görecekler.

Bildiğiniz sıradan internet sitelerinden olmamak için yola çıkmıştık. Olmadıkta. Ve olmayacağız da. Ne olacağız? Hepinizin, gündemi, olayları, insanları ve günümüzü yaşarken içinizden kızgınlıkla, pişmanlıkla fısıldadığınız yanlışları, eksikleri haykırarak toplumla paylaşan sokak gazetecisi olacağız. Elbette kimi zaman rutin gündemi takip edip, sıradan konulara kalem sallayacağız.

Ama hep dibinde, köşesinde yada bi kenarında bizden yorumlar bulacaksınız. Televizyonu izlerken, gazeteleri okurken, kahvede sohbet ederken, iş yerinde fısıldaşırken canınızı sıkan ne varsa ya da sizi sevindiren ama duyulmayan ne olmuşsa, elektrikliPOSTA’da o olacak. Sizden gelenleri de yazacağız. Yazmaya devam edeceğiz.

Evet kaldığımız yerden devam edelim…

Geçen hafta fark edenlerin fark ettiği bir adam, kürsüye çıkıp ‘Adam’ gibi şeyler söyledi. Türkiye’nin Büyük Millet Meclisi’nde. CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce. Aslında gün içindeki yoğunluktan televizyonu takip etmeye fırsat bulamadığım anlardan birine denk gelmiş ve İnce’nin konuşmasını yine internet mecrasında bir hayırsever vatandaş tarafından yüklenmiş videosundan dinledim.

Takıldığım, ama ‘Başlık’ olabilecek ve hep hatırlamamız gerekecek birkaç cümle alıntı yaptım kendisinden;

• 2002 yılında iktidara geldiğinizde ilk işiniz gömlek değiştirmek oldu…Sonra sakallarınızı kestiniz, sonra jeeplere bindiniz, sonra orman içindeki villalarınızda havuzlarda yüzmeye başladınız…

• Türk Telekom Türk müydü? Türktü… Siz bunları Araplara sattınız mı? Sattınız… Telsim İngilizlere, Adabank Kuveytlilere, Kuşadası Limanını İsraillilere, Araç Muayene işini Almanlara, İzmir Limanını Hong Kong’luya, Avea ve MNG Bankı Lübnanlıya, TGRT’yi Amerikalıya, Süper FM’i Kanadalıya sattınız mı? SATTINIZ…

• Özel idare’den tek tek çıkardım, 2002’den bu yana tam 721 adet fabrika, liman, şirket vs özelleştirme yapmışsınız. Ve baba malını BABALAR gibi satmışsınız…

• Gelelim Tekel konusuna. Sayın Cemil Çiçek iyi bilir, oğlu orada yöneticidir, siz Tekel’i 200 küsür milyon dolara sattınız, sizden alan kişide 900 milyon dolara sattı, geçen kısa sürede 600 küsür milyon dolar kar etimi? Etti… Şimdi siz bugün neyi konuşuyorsunuz? Tekel işçisine vereceğiniz 25-30 milyon dolar parayı konuşuyorsunuz…

• Biz Abdi İpekçi parkında o Tekel işçilerinin sorunlarını dinlerken, siz oturduğunuz masada milletin TELEFONLARINI dinlediniz…

• Habur’da teröriste kibar, Ankara işçiye gaddar oldunuz.

• Türkiye zenginleşmiş diyorsunuz. Bu ülkede 10 milyon yeşil kartlı var, 9 milyon emekli var, 5 milyon asgari ücretli var, 6 milyon işsiz var, bunlar mı zenginleşti, Bağkur primini ödeyemeyen esnaf mı ? Ürünü dalda kalan çiftçi mi zenginleşti? Kim zenginleşti? Bu ülkede zenginleşenler var doğru, gemiciğini yürüten kaptanlar var bu ülkede biliyoruz, girişimci dehası, başbakan, bakan, cumhurbaşkanı çocukları var biliyoruz, ama sizin yatacak yeriniz yok bunu da biliyoruz…

• Hukuk sistemimizi alt üst ettiniz. Silivri’de Faşist hukuk, Silopi’de Liboş hukuk, Deniz Feneri’nde işlemeyen hukuk düzeni inşa ettiniz.

• ABD’den korktuğunuz kadar Allah’tan korksaydınız, bu memleketi bu hale getirmezdiniz…

• Sayenizde terminoloji değişti, Teröriste ‘Barış Elçisi’ deniyor, Profesöre ‘Terörist’ diyorlar. Tarikatlar sivil toplum örgütü, sendikacılara dinozor diyorsunuz.

• Sürekli mağdursunuz, yok darbe yapacaklar, yok suikast yapacaklar; iki tane adresi ezberleyemeyen adamdan süikastçi mi olur? Bırakın bu Berlusconi sendromunu, Berlusconi iki yumruk yedi diye iki puan arttı diye bırakın bu işleri.

İşte böyle sevgili elektrikliPOSTA okuyucuları. İnce’nin 11.5 dakikalık konuşmasından birkaç cümlesini sizlere aktardım. Sizde bu yazdığım, İnce’nin konuşmasından parantez içine aldığım kısa, öz ama unutulmaması gerek sözleri birkaç kez okuyun. Bunlar aslında iceberg’in su üzerindeki bölümü. Bildiğimiz ama söyleyemediğimiz, suyun altındaki kısmı düşünürsek vay halimize.

Kalın sağlıcakla. Bir sonraki yazıda görüşmek ümidiyle…

YAZI YAZIN

Not: E-Posta adresiniz görüntülenmeyecektir.