11 Mart 2010 / 19:18

Ayasofya’nın derin sırrı…

Tarih: 30 Ocak, 2010 • Kategori: KADINCA

Yıllar önce gezdim Ayasofya’yı… Gezmem gerektiğini düşündüğüm için. Hani kültürlü bir üniversite öğrencisiyim ya gitmemiş olmamak için. O yıllarda abim bu tür gezilerden önce mutlaka tarihin irdelenmesi gerektiğini öğütlemişti. Anlam veremediğim gereksiz bir işgüzarlık olarak görmüştüm.

Bilmeden, içimdeki merakı uyandırmadan, yaşanmışlıkları tartmadan gezmiştim. Meğer boş bir sokakta dolaşmaktan hiç farkı yokmuş bu gezimin. Her hafta en az bir kitap okuyan ben yıllar ama çok uzun yıllar sonra tarihi okumadan ona dokunamayacağımı yaşayarak öğrenecektim.

Ayasofya…

Ne muhteşem bir yapı… 1473 yıldır ayakta kalmayı başaran Ayasofya’nın bugün bir sırrı daha ortaya çıktı.

Tarihi yapının altındaki tünellerde işgal yıllarından kalan İngiliz askerlerine ait 10 matara bulundu.

Bu yağma ihtimalini gündeme getirdi Ayasofya’nın altındaki 1473 yıllık sır ünlü belgeselci Göksel Gülensoy’un çektiği “Ayasofya’nın Derinliklerinde” belgeseli ile su yüzüne çıktı. Belgesel için 2 dalgıç ve 4 mağaracının katıldığı keşif çalışmalarında beklenmedik ayrıntılar görenleri şaşkına çevirdi. Görmek için bakmak yeterli olmuyormuş demek ki. Böylelikle 537 yılında ibadete açılan Ayasofya’nın dev kubbesinin altında zemine gömülü sarnıç kapaklarının içinde muhteşem yapının şifreleri de ortaya çıkmış oldu.

Kapağın 12 metre altındaki sarnıçta 1917 tarihinden kalma 10 adet İngiliz askerinin matarası bulundu. Mataralar, İngilizler’in bu gizemli dehlizlere tam 91 yıl önce girdiklerini de ispat etmiş oldu.

Bu ayrıntı da akıllara Ayasofya’nın gizli hazinelerinin İngilizler tarafından çalınmış olabileceği ihtimalini getirdi. Türkiye’nin tarihi hazinelerinin büyük çoğunluğunun yurtdışına çıkartıldığının altını çizen tarihçiler, “İşgal yıllarında ve daha öncesinde ülkemizdeki birçok hazine farklı farklı yollarla yurtdışına kaçırıldı. İstanbul’da, özellikle de Ayasofya gibi her iki dinin de en çarpıcı özelliklerini taşıyan bir mekandan hazinelerin ve objelerin alınmış olma ihtimali hiç de az değil.

Belgesel ekibinin karşılaştığı bir diğer sır ise Ayasofya’nın zemininin 283 metre altındaki diğer tünellerden çıktı. Avluya yakın tünellerin birinde 2 metre yüksekliğinde, yaklaşık beşer metrekarelik iki odaya ulaşıldı. Odalarda kemikler ve testi kırıkları bulundu.

Tarihi kaynaklara göre Ayasofya’ya 13. yüzyıla kadar sadece bir kişi gömülmüştü.

O da “Çocuk Aziz Antinegenos”tu. Bu ilk mezardan 200 yıl sonra ise Patrik Athanasius defnedilmişti.

Şaşkınlıkla takip ettiğim bu gelişmelerden sonra bugün kızlarıma bu ilk geziniz, emin olun bu yapıyı ve derin sırlarını anlayabilmek için en az 2 kere daha geleceksiniz dedim. Bugün bakıp gördüğünüzü sanacaksınız, yarın bakıp görecek ve son gelişinizde bakıp hissedebileceksiniz…

Buna da şükretmek mi gerekir bilemedim. Ayasofya ya bir kere daha gidip tarihi hissetmeye ne dersiniz?

Sevgiyle kalın

YAZI YAZIN

Not: E-Posta adresiniz görüntülenmeyecektir.