09 Eylül 2010 / 08:43

NASIL OLMAMALI BİLİYORUM…

Tarih: 06 Ocak, 2008 • Kategori: Kategorilenmemiş

Radyo Televizyon Üst Kurulu ya da RTÜK olara tanıdığımız bir kurum var biliyorsunuz. Geçenlerde TV’ler deki sağlık programlarıyla ilgili bazı bilgilere ulaşmak amacıyla RTÜK web sayfasına bir bakayım dedim. Kurul tarafından yapılan bazı araştırmalara rastladım. Bunlardan biri de “kadınların televizyon izleme eğilimleri ” araştırması Mayıs 2007 de yapılmış  ciddi, demografik bir araştırma. Bu araştırmada görülüyor ki kadınlar günde ortalama 4.43 saat televizyon izliyorlar. Ayrıca, yaklaşık yüzde 20′lik bir kadın kitlesi de 6 saat veya daha fazla televizyon izliyor. 

Evli kadınlar bekârlardan, ilkokul mezunu kadınlar yüksek eğitimlilerden, işsiz kadınlar çalışanlardan,

metropolde yaşayan kadınlar taşrada yaşayanlardan, emekliler ve ev hanımları çalışan kadınlardan daha çok televizyon seyrediyor. Kadın seyircinin yüzde 58,6’sı yerli dizileri tercih ediyor. Bunu, yüzde 18.4 ile haberler, yüzde 5.8 ile kadın programları ile müzik-eğlence-talk show programları izliyor. En çok izlenen kadın programı Seda Sayan ın programı. Bu tür kadın programlarının en büyük izleyici kitlesi ilk okul mezunu kadınlar. Eğitici programlar ile sağlık programları ise kadınlar tarafından en az izlenen program türleri.Ama öte yandan da  olmasında fayda gördükleri programların başında  da sağlık programları geliyor.. Bir sonuç çıkabilir mi buradan? Demek ki var olan eğitim ve sağlık programları böyle olmamalıdır, seyredilmiyorlar çünkü bu bir.

Bahsettiğim demografik araştırmanın da doğruladığı gibi ben kadın doktor olarak en az tv izleyen gruptayım ve hatta hiç izlemiyorum, sadece arada gözüme çarpıyor programlar. Bazı sabahlar hastane de hasta odalarında  vizit yaparken  tv ler açıksa gözüme çarpan cafcaflı sunuculu, kadın  seyircili, her telden konuklu, şarkılı, kavgalı, göbek atmalı, ağlamalı, dedikodulu  o kadın programları hakkında bir miktar fikrim  oluyor. Hatta bazılarında camiadan ünlü/ ünsüz bazı meslektaşlarım da konuk olarak bulunuyorlar görüyorum. O “kitsch” ortamda tıbbi bilgilendirme yapmaya çabalıyorlar. İnanıyorlar mı katıldıkları işin vatandaş eğitimine katkısına, işin kalitesine yoksa çoğu sponsorluklar, PR firmaları aracılığıyla desteklenen bu yayınların akçe olarak dönüş miktarları mı önemli sadece? Eğitim düzeyi düşük izleyici kitlelerini sağlıkla ilgili “sözde”  bilgilendirme veya bilinçlendirme çabaları bu kadar gayri ciddi ortamlarda olmamalıdır bence bu iki.

Gelelim özel sunuculu ve özel konuklu, karşılıklı koltuklara daha bir ciddi oturulmuş, durağan stüdyo çekimli,seyirciden soru almalı  sağlık programlarına. Gene çoğu sponsorlu olan bu sağlık programları tabii ki daha bir kaliteli. Ancak hepsi hemen hemen birbirinin aynı ve tele doktorluk şeklinde bir format izleniyor.(Laf aramızda bir ikisine ben de konuk olduğumdan bunlar hakkında daha fazla bilgim ve deneyimim var) Oysaki bu da çok tehlikeli olabilmektedir bilinçsiz veya yeterli eğitimi olmayan kesim için. Hastalıklar, belirtiler ve de tedaviler kişiye özel haller içerirler. Yani bunların hiç biri herkes de aynı değildir. Bu nedenle çok kişisel sağlık sorularına verilen yanıtlarda çok çok dikkatli olunmalıdır. Bu programların da bu kadar az masraflı bir formatta olmaları da az izlendiklerinden reklam getirilerinin düşük olmasından  ve sadece tamamen sponsorluklardan gelen akçe ye endeksli olduklarından mıdır? Ancak bu noktada yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan sorusunu sormak gerekmez mi? Bu da üç olsun .

Saygıdeğer işadamları olan TV sahipleri bir” business” olarak yapsalar da bu işi  ve çok anlayışla karşıladığım kâr merkezlerini gözetme zorunlulukları olsa da, sosyal sorumluluk, toplumsal fayda nerde kaldı dersek çok mu ayıp etmiş oluruz?

Bu kadar kadın, anne, lafta geleceğin nesillerini yetiştirecek cins, hele ki eğitimsiz, günde 4-5 saatlerini bu ülkede TV karşısında geçiriyorlarsa, yapılamaz mı 1 saatçik programlar? Emek harcanmış, kafa yorulmuş, uzmanlara danışılmış, multidisipliner hazırlanmış, merkeze bilgilendirme ve bilinçlendirmeyi, temel sağlık eğitimini almış programlar. Bırakalım onu bunu sofistike hastalıkları, tedavileri ve teknolojiyi, sadece el yıkamanın önemini, emzirmenin önemini, sağlıklı beslenmeyi anlatan, görsel yanı ilgi çekici kılınmış ve seyredilebilinir, izlenebilinir programlar yapmak çok mu zordur?

Kısaca tv lerde bir sağlık programının nasıl olmaması gerektiğini biliyorum, biliyoruz. .Görsel iletişim, radyo/tv yayıncısı, yapımcısı, emekçisi olarak umarım nasıl olması gerektiğini bilenler de vardır ya da bunların içinde en azından BBC yi izleyip fikir edinmiş olanlar. Umarım bir gün oturup onları ben de seyrederim. Yoksa çok mu şey bekliyorum.

Sağlıcakla sevgiyle kalın.

YAZI YAZIN

Not: E-Posta adresiniz görüntülenmeyecektir.